ÖNEMLİ UYARI : (IP KONTROLLÜ ÜYELİK GÜVENLİĞİ)

Giriş yaptığınız üyelik bireysel olarak sadece 1 (bir) kişilik kullanıcının kullanımı içindir. Üyeliklerimiz kurumsal değil kişiseldir. Giriş yapıldıktan sonra aynı kullanıcı adı ve şifre ile başka bir IP numaralı kullanıcı girişi yapılırsa üyeliğiniz otomatik olarak BLOKE olur. Lütfen şifrenizi paylaşmayınız. Üyeliğinizi giriş yaptıktan sonra “GÜVENLİ ÇIKIŞ” yaparak başka bir yerde, başka bir bilgisayarda kullanmanızda sakınca yoktur. Şifrenizi ailenizden biri kullansa dahi sistem aynı anda birden fazla giriş yapılmasına izin vermeyecektir.

Eğer bu üyelik size ait değilse lütfen “GÜVENLİ ÇIKIŞ” yapınız. Aksi taktirde şifresini sizinle paylaşan gerçek üyenin üyeliği BLOKE olacaktır.


Okudum ve Kabul Ediyorum

Hesap Sahibinin Zarar Görmemesi İçin Çıkış Yapmak İstiyorum

Yardım Merkezi
 

› PUSLU KITALAR ATLASI KİTAP ÖZETİ
Kaynakça()  Resim-Sekil()  Tablo()     9 Sayfa  [ Geri Dön ]

Dökümanı İndirebilmek İçin Üye Girişi YapınızHenüz Üye Değilseniz Buraya Tıklayıp Üye Olabilirsiniz
Önemli NotSitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Eğitim ve öğretim amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden gözden geçirilmesi yoğun bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde lütfen yardım bölümümüzden bize durumu bildirin. Siteden kaldırılması için dosya numarasını mesajınıza ekleyiniz. İlgili dosya 48 saat içerisinde derhal siteden kaldırılır.. Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
Dosya No : 116588 - Dosyanın Siteden Kaldırılması İçin Buraya Tıklayınız

İçerik  KİTABIN ADI : PUSLU KITALAR ATLASI
YAZARI : İHSAN OKTAY ANAR
YAYINEVİ : İLETİŞİM
BASIM TARİHİ : ONUNCU BASKI 1999
SAYFA YAPISI : 238 Sayfa
DİLİ : TÜRKÇE
İSBN : 975-470-472-4

YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Eserin yazarı İhsan Oktay Anar, 1960 doğumlu olup halen Ege Üniversitesinde görev yapmaktadır. Yazar eserlerinde, tarihi kullanarak ve çeşitli oyunlar oynayarak, felsefe katarak okuyucuyu düşünmeye zorlar. Günlük hayatında da radikal bir insan olarak bilinen İhsan Oktay Anar, kitaplarında toplumu eleştirmekle beraber günlük yaşantısında da kendi çapında farklı protestolara yer verir. Örneğin; kaldırıma park eden arabaları protesto etmek için onların üzerinden yürümesi gibi.

Kitap, yazarın ilk eseri olmasına rağmen ustaca kaleme alınmış olup hiç alışık olunmayan bir dille hazırlanmıştır. Romanda olayların geçtiği zamana ve mekana bağlı olarak Osmanlıca ve eski Türkçe kelimelere, argoya hatta bilimsel terimlere yer verilmiştir. Yazarın ustaca yaptığı tasvirler karakterleri ve onlarla bağlantılı olayları adeta roman içinde roman olarak anlatması, eseri daha sürükleyici bir hale getirmiştir.

Kitap Yaşar Kemal, Balzac gibi yazarlarında kullandığı nehir roman tarzındadır. Nehir roman; okuyucuyu bir şekilde içine çeker ve sürükler.

Romanda geçen isimler doğu efsanelerinden veya hikayelerinden alınmıştır. Örneğin; “Ebrehe” kitapta bir lider olarak tanıtılıyor, tarihte ise “Ebrehe” Habeşlilerin Kabe’yi yıkmak üzere kurdukları ordunun Hıristiyan komutanıdır. Efrasiyab ise adına destanlar yazılmış Alper Tunga olarak bilinir. Nitekim kitapta da küçük bir çocuğun yazdığı destanların kahramanı olarak karşımıza çıkıyor.
Kitapta olayların geçtiği zaman, kitabın on üçüncü sayfasında Kun-i, Kainattan 1079 yıl, İsa Mesih’ten 1681 ve Hicret’ten dahi 1092 yıl sonra olduğu kesin olarak belirtilmiştir. Zamanla olayların Osmanlı İmparatorluğunun en parlak dönemlerinde geçtiğini anlıyoruz. Yazarın dil olarak eski Türkçe’yi ve Osmanlıca’yı seçme sebeplerinden biri de budur.
Yazar mekan olarak Osmanlı döneminin en önemli kenti Konstantiniye’yi seçmiş, eserin en başlarında Galata Kulesi, Fener ve Galata Meyhaneleri Haliç gibi Konstantiniye’nin belli bir kaç yeri anlatılmış, devamında ise Bünyamin’in evinin bulunduğu yer ve ev tarif ediliyor. Romanın ilerleyen bölümlerinde ise olayların gelişimine bağlı olarak Konstantiniye’nin farklı bölgelerine, kapalı veya açık mekanlara, cenk meydanlarına yer veriliyor.

Romanda Geçen Karakterler:

Uzun İhsan Efendi: Bu romandaki Uzun İhsan Efendi aslında yazarın ta kendisi yani İhsan Oktay Anar’dır. Bu isim ona boyunun çok uzun olmasından verilmiştir. Çekik gözlü, çıkık elmacık kemikli, seyrek bıyıklı bu adam yumuşacık elleri olan narin tenli ve korkutucu olmaktan çok uzak bir görünüşe sahip olduğundan, hiç cesareti olmadığından dayısı Arap İhsan tarafından miskin olarak çağrılır. Hiç bir mesleği yoktur. Kimseden para almaz ve kesesinden ne kadar harcarsa harcasın kesesi hep altınla doludur. Bünyamin’in babası olmasın a rağmen ona hiç benzemez ve çok genç gösterir. Dünyayı rüyalarıyla keşfetmeye çalışan bu adamın daha sonradan Yeniçeriler tarafından gözleri oyulup kulakları ve burnu kesilir, dilendirilmek üzere Hınzıryedi’ye satılır.

Bünyamin: Kumral bıyıklı ve iri gözlü bu genç, ölçülü yüz hatlarıyla yakışıklı biridir. Kafasında hayatına, babasına, annesine dair bir takım sorular vardır. Lağımcı ocağında çalışmaya başladıktan sonra eline o uğursuz para geçtiğinde savaş meydanında girdiği ikili mücadele sonucu yüzü paramparça olmuş ve tanınmaz hale gelmiştir. Yüzü sünger gibi olmuş göz kapaklarından birinin yarısını kaybetmiş, dudağı, yanakları, alnı ve şakağından et parçaları kopmuştur. Bu şekilde bir Gulyabani çehresi kazanmıştır. Duyusal bir kişiliğe sahip Bünyamin gezmediği, okumadığı halde çok şey bilir.

Arap İhsan: Kafasını kazıtmış ve üzerinde bir tutam saç bırakmıştır. Cenk yaralarıyla dolu göğsü pösteki gibi kıllı olan bu adam kıllarına rengarenk boncuklarla bir kaç inci dizmiştir. Bunun anlamı, o zamanlar kabadayıların kudretlerini göstermek için yaptıkları işarettir. Aşağıya sarkan gözlerini neredeyse örten gür kaşları vardır. Burun deliklerinden fışkıran iki kara yatağan misali pala bıyıkları vardır. Bazı batıl inançları yüzünden kolundaki pazıbentte büyüye ve başka belalara karşı koruy