YAKIN DOĞUDA KENTLEŞME [10 Sayfa]


YAKIN DOĞUDA KENTLEŞME Kentleşme kuramı içinde ele alınan üç yaklaşım vardır ve bunların ortak özelliği,her üçünün de aynı değişken kullanmış olmalarıdır.bu değişkenler teknoloji,toplum ve kentleşmedir’. Aralarındaki temel fark ise,her birinde bu üç değişken arasındaki ilişkinin farklı biçimde tanımlanmış olmasıdır. Başka bir deyişle,bu üç yaklaşımda kent ve kentleşme olgularının anlatılması için farklı varsayımlar ortaya atılmıştır. GORDON CHILD’IN İKİ DEVRİM KURAMI: TARIM DEVRÎMİ VE KENT DEVRİMİ Tarihçi-arkeolog Gordon Child, ilk kez 1936 yılında yayımlanan Kendini Yaratan İnsan isimli kitabında birbirini izleyen iki devrimden söz etmektedir. Bunlardan birincisi neolitik devrim,ikincisi ise kentsel devrimdir. Burada devrim sözcüğü ekonomik yapıda ve sosyal örgütlenmede ortaya çıkarak büyük bir nüfus artışına neden olan gelişmeleri açıklamak için kullanılmıştır. Child geçen yüzyılda sosyologların ve antropologların endüstri öncesi toplumlar için benimsediği üç kademeli evrim sürecini ele almış ve ilkel toplumun barbar topluma,barbar toplumun uygar topluma dönüşüm süreçlerini dünyanın farklı yörelerinden,farklı zaman kesitlerinden örnekler vererek incelemiştir. Arkeologlar,geçmişteki kültürleri,keski araçları için genellikle ve yeğlenerek kullanılan malzemeye göre,Taş Çağı(Eski Taş Çağı ve Yeni Taş çağı),Bronz Çağı ve Demir Çağı olarak ayırmışlardır. Bu yaklaşımda farklı dönemlerde toplumların bilgi düzeyi ölçüt olarak alınmıştır. Mesela bronz balta yapımında cevherin yerini saptamak için jeoloji,arıtmak için kimya ve bunlar gibi birçok karmaşık teknik süreçleri bilmek gerekmiştir. Taş Çağı insanı yalnızca aletleri yapmayı bilmekteydi ve büyük bir olasılıkla,Bronz Çağı insanın bilgi ve deneyiminden yoksundu. Bu olgu toplumların yaşam biçimlerinde ve ekonomik ilişkilerinde de belirleyicidir. Eski Taş çağında(Paleolitik Çağda),insanlar yaşamlarını avlanma ve besin toplama yoluyla sürdürüyorlardı. Nüfus ve doğal çevredeki nüfus yoğunluğu,doğanın onlara sağladığı besinle sınırlıydı ve gerekli besini sağlamak için sık sık yer değiştirmeleri gerekiyordu. Yeni Taş Çağında(Neolitik Çağda)ise toplumlar,tarım yapmayı ve hayvanları evcilleştirmeyi öğrendiler;bu yolla besin ürettiler. Neolitik toplum,doğa koşulları uygun olduğunda,artık kendi tüketimi için gerektiğinden çok besin üretebiliyor ve artan nüfusu beslemek için üretimini arttırabiliyordu. Artık ürünleri depolamak için tarım yaptıkları yerlerin yakınlarına köyler kurdular ve zamanla bu yerleşmelerin nüfusları ve yerleşim yerlerinin sayıları arttı;nüfüs yoğunluğunda da belirgin bir artış oldu. Childda göre.ekonomilerini ve araç gereçlerini yerel koşullara uydurma çabası,her neolitik topluma,keşif ve icatlarda bulunma yolunda,kendine özgü farklı olanaklar sunmuştur. Böylece,her grup,kendi koşullarına uygun farklı gelenekler geliştirmiştir. Bu nedenle tek bir neolitik kültürden söz edilemez;sayı sınırsız bir çok neolitik kültürler vardır. Arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular da açıkça göstermektedir ki karşılıklı ilişkiler,bazı teknik bilgilerin alışverişini de sağlamıştır. Gordon Child daha önce sözü geçen üç temel değişken arasında şöyle bir ilişki KENTLEŞME==f(Teknoloji ve Toplum). Kentsel devrim sırasında ortaya çıkan ilk kentleri gelişmiş neolitik köylerden ayıran nitelikler nelerdir?sorusuyla karşılaştığımızda ise Child,Mısır,Mezopotamya ve Indus Vadisinde ortaya çıkan ilk kentsel toplumların,kendilerinden önceki neolitik toplumlara/köylere göre,gösterdikleri farklılıkları on başlık altında toplar: 1- ilk kentler,kendilerinden önceki yerleşimlerden daha nüfus olarak daha büyük ve onlardan daha yoğun bir biçimde iskan edilmiş olmalıydılar. Mezopotamyadaki Sümer kentlerinin nüfuslarının 7000 ile 20000 arasında değiştiği saptanmıştır. Hindistanda Indus Vadisindeki Harappa ve Mohenjdaro daha da büyük olmalıydı. 2-Kentsel nüfusun büyük çoğunluğu hala tarımla uğraştığı halde büyük kentlerde,köyden farklı olarak,tarım dışı işlerde çalışan farklı gruplar bulunmaktadı [Ödev İndir]