TARİHSEL AKIŞ İÇERİSİNDE TERÖRDEN POLİTİKAYA ERMENİ MESELESİ ADLI KİTABIN ÖZETİ [5 Sayfa]


TARİHSEL AKIŞ İÇERİSİNDE TERÖRDEN POLİTİKAYA ERMENİ MESELESİ KİTABIN ÖZETİ: Ermeniler, tarihte birçok egemenlik altında kaldıktan sonra 1071de Türk hakimiyetine girmişlerdi. Ermenileri Bizans zulmünden kurtaranlar Selçuklu Türkleri oldu ve Fatih döneminde Ermeni cemaatine din ve vicdan hürriyeti tanındı. 19’ncu Yüzyıla kadar Türk idaresinde altın çağlarını yaşayan Ermeniler, askerlikten ve bazı vergilerden muaf tutulmuş, ticaret ve devlet idaresinde önemli yer edinmişlerdi. Osmanlı Devletinin yıkılma sürecine girmesiyle birlikte, bazı Avrupa devletleri Ermenileri Osmanlıya karşı kışkırtmak ve örgütlemek suretiyle Osmanlının parçalanmasını hızlandırmak istediler. 1820lerden sonra Kafkasyadaki Eçmiyazin Ermeni Kilisesinin tümüyle Rus nüfuzuna girmesi, Ermenileri kazanmak için Fransızların 1830de Ermeni Katolik kilisesini, İngilizlerin 1847de Ermeni Protestan Kilisesini kurması bu amacın bir parçasıydı. 1856 yılında Avrupalılarca hararetle desteklenen Islahat Fermanları sonucunda Ermeniler ayrıcalıklarını kaybetmişler ve yeni bir yapılanma çalışmasına başlamışlardı. 1877-1878 Osmanlı-Rus harbi sonucunda Doğu Anadolu toprakları kaybedilince, zaten Rus etkisinde olan Eçmiyazin Kilisesi buraların kendilerine verilmesini talep ettiler. Bu dönem Ermeni iddialarının siyasi anlamda da başlangıç noktasını oluşturdu. Balkanlardaki benzerleri gibi Doğu Anadoluda da bağımsız bir Hıristiyan devleti kurmak isteyen Ermeniler, Anadoluda Karahaç, Armenekan, Vatan Koruyucuları, Cenevrede Hınçak, Tifliste Taşnak komitelerini kurdular. 1890 yılında ilk olarak Erzurumda başlatılan isyanları diğerleri izledi ve binlerce Türk katliama uğradı. Ermeni Komiteleri, I. Dünya Savaşı ile birlikte Ruslar hesabına casusluk yaparak, silahlarıyla Rus saflarına geçerek, Türk köylerini topluca yakıp, kadın çocuk demeden herkesi katletmişlerdi. İşgale karşı savaş veren Türk ordusunu arkadan vuran Ermenilere karşı acilen tedbir alınması gerekiyordu. 24 Nisan 1915 tarihinde, bu eylemleri gerçekleştiren Ermeni komiteleri kapatıldı ve 2345 kişi ise tutuklandı. Ancak bu önlem de Ermenileri durdurmaya yetmedi. Savaş bölgelerinde bulunanların casusluk ve ihanetlerine engel olunması için 27 Mayıs 1915te Tehcir Kanunu çıkarıldı. Göçe tabi tutulan yaklaşık 700 bin kişi, yine Osmanlı toprakları içerisindeki güvenli bölgelere yerleştirildiler. Ancak sonraki yıllardaki Ermeni iddialarında bu göç sırasında 2-3 milyon kişinin öldürüldüğü iddia edilerek, Ermeni nüfusunun birkaç katını ifade eden gülünç rakamlar ortaya atıldı. Bu soykırım iddiası hiçbir zaman kanıtlanamamıştı. Nitekim Ermenilerle ilgili benzer göç olayları, Sasaniler, Bizanslılar, Memlükler ve Ruslar döneminde de vuku bulmuştu. Ermenilerin bağımsız Ermenistan hedefleri, Türkiyenin Erzurum, Bitlis, Elazığ, Diyarbakır ve Sivas illerini içine alıyor ve zaman içinde Adana, Halep ve Trabzon illerini de kapsaması planlanıyordu. Osmanlı tarafından Teba-i Sadıka, yani sadık vatandaş olarak tanımlanan, her yerde Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan, Osmanlı yönetiminde çok sayıda Bakanı ve 20 bine yakın memuru bulunan Ermeniler, çeşitli ülkelerin Osmanlıyı parçalama emellerine alet olmuşlardı. Önceleri Ruslarla birlikte Gönüllü Alayları ile Osmanlıya karşı savaşan Ermeniler, Milli Mücadele döneminde Lejyonlar halinde İngiliz ve Fransızlarla birlikte hareket etmiş ve yabancıları bile hayrete düşürecek katliam örnekleri sergilemişlerdi. Bu savaş ve katliamlarda 2,5 milyon Türk öldürülürken, 200 bin Ermeni de hayatını kaybetmişti. Anadolunun en küçük yerleşim birimleri bile yakılıp yıkılmış, büyük vaatlerle kışkırtılan Ermeniler sonunda Batılılar tarafından da kaderlerine terkedilip onlarla birlikte ülke dışına kaçmışlardı. 1950li yıllarda NATO ve VARŞOVA paktlarının kuruluşu, 1960lı yıllarla birlikte Soğuk Savaşın şiddetlenmesi, Sovyetlerin bir NATO üyesi olan Türkiyeyi yıkmaya yönelik planlarını da hızlandırmıştı. Sovyetlerin izin vermesi üzerine 1965 yılında Erivanda bir Ermeni Soykı [Ödev İndir]