SOSALIST İKTISADI DÜŞÜNCE [8 Sayfa]


SOSYALİST İKTİSADİ DÜŞÜNCE 18.yüzyılın sonuna kadar iktisadi konularla ilgilenen düşünürler, üretimin nasıl arttırılması gerektiği üzerinde durmuşlar ve daha çok teorilerini arz üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Klasik düşünürler, üretimi arttırıcı yaklaşımlara fazla yer verirken talep ve bülüşüme yönelik konulara çok az değinmişlerdir. Klasik iktisadi düşüncenin bazı yaklaşımlarını eleştiren ve daha çok talep ile bölüşüm üzerinde duran ve iktisadi sorunlara liberalizmin dışında çözüm aramaya çalışan düşünürler, Liberal Kapitalizmin temel ilkelerini eleştirmişler; iktisadi ve sosyal sorunların çözümü için Liberal Kapitalizmin bazı kural ve tanımların değiştirilmesini öngörmüşlerdir. Bireyciliği benimsemeyen ve toplumun ön plana çıkarılmasını öngören bu düşünceye sosyalizm denilmektedir. Sosyalizm kavramı çeşitli şekilde tanımlanmıştır. Sosyalizm, üretim araçlarının kamu mülkiyetinde olmasını öngören sistem ve düşünce, bireysel özgürlüğünün sınırlandırdığı özel mülkiyet alanının daraltıldığı ve iktisadi faaliyetlerin planla düzenlenmesini gerektiren sistem diye tanımlanır, A.Schumptere göre Sosyalizm temel üretim araçlarının tamamı veya bir bölümünün konuya mal edilmesi ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin belli ölçüde azaltılmış olmasıdır. Karl Marxa göre sosyalizm, üretim, dağıtım ve değişim araçlarının millileştirilerek devletin yönetiminde olduğu sistemdir. Sosyalizm akımı farklı dönemlerde farklı ülkelerde farklı konulara ağırlık vererek gelişmiştir. Bundan dolayı tek sosyalist akımı ve düşünceden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle sosyalizmi idealist sosyalizm ve bilimsel sosyalizm şeklinde başlıca iki ana gruba ayırmak ve iki ayrı açıdan incelenmektedir. A-İdealist Sosyalizm 1. Alman Tarihçi Ekolü 2. Ulusal Ekonomi Doktrini 3. Müdahalecilik 4. Prodüktivizm 5. Cemiyetçi Sosyalizm 6. Proudhan Sosyalizmi 7. Fabianizm 8. Ütopik Sosyalizm B- İlmi Sosyalizm KAR-SERMAYE Sosyalist düşünürler kar konusunda farklı düşünceler ortaya çıkarmışlardır, bunlardan Robert Owen, kar hırsını bütün kötülüklerin kaynağı sayar. O, rekabetin karı azaltacağına inanmaz. Ona göre rekabet savaş ise, kar bu savaşta elde edilen ganimettir. Rekabet ve para kullandıkça insanı ihtiraslaştıran ve işçileri yoksullaştıran kar ortadan kalkmaz. Bu amaçla Owen para yerine geçecek emek bonoları çıkarttı. Malların fiyatını, üretim için harcanan emek miktarını belirleyen emek bonolarıyla tesbit etmeye çalıştı. Bu amaçla 1832 yılında Londrada Milli Emek Mübadele Borsasını kurdu. İşçiler ürettikleri mallar karşılığında emek bonosu alacaklar ve bono ile Mübadele Borsasında ihtiyaçlarını karşılayacaklardı. Önceleri başarılı bir şekilde çalışan bu borsa, daha sonra işçilerin ürettikleri iyi malları piyasada satmaları ve kalitesiz malları borsaya getirmeleri sonucu, borsada talebi olmayan mallar birikmeye başladı. Emek bonoları İngiliz lirası veya altınla alınıp satılmadığı için daha sonra borsa kapatılmıştır. Sömürünün kaynağı belirleneceği ileri sürülmüştür. Kapitalizmde rekabet kurumunun varlığı, tekelleşmelere yol açacak; rekabet rekabeti öldürecektir. Rekabet, kar oranlarının düşmesine neden olacaktır. Marxa göre karın azalması firmalar arasında rekabeti arttıracak ve rekabetin fiyat düşürücü etkisine dayanamayan firmalar devre dışı kalacaktır. Küçük firmaların piyasadan çekilmesi büyük firmaların giderek daha fazla sermaye-yoğun üretim teknikleri kullanmaları, büyük firmaların sabit sermayelerini dahada büyütecek ve tekelci eğilimlerini arttıracaktır. Sermayenin belli ellerde toplanması ve merkezileşmesi, işsizlerin sayısını arttıracak ve işsizler kendi aralarında birleşmelerine ortam hazırlayacaktır. K.Marx Artık-kıymetin kapital olarak kullanımı veya artık kıymetin kapitale dönüşümü, işte kapital birikimi denen budur. Kapitalist ne kadar fazla birikim yapmışsa o kadar daha fazla birikim yapabilir görüşüyle toplam artı-değer ne kadar fazla olursa, sermaye birikimi de o ölçüde fazla olacaktır. Artı-değer haddi veya sömürü or [Ödev İndir]