SIMULASON [9 Sayfa]


KARAR VERMENİN ZORLUĞU Günümüzde , artan müşteri talepleri, sık değişen teknoloji ve gittikçe sertleşen global rekabet, firmaları ürettikleri ürünü veya verdikleri hizmeti, » daha hızlı » daha etkili » daha kaliteli » ve daha az maliyette nasıl üretebileceklerini bulmaya zorluyor. Son 20 yılda önemi gittikçe artan müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için, kaliteyi ve çeşitliliği yüksek tutarken aynı zamanda satılan ürünün veya servisin fiyatını da rekabet halinde olduğunuz şirketlerin fiyatlarından daha alt seviyelerde tutmanız gerekiyor. Piyasadaki rakipleriniz ile temel girdi, teknoloji ve işgücü yönünden benzer kaynaklara sahipken , onlara karşı ne şekilde fiyat,kalite ve çeşitlilik avantajı sağlayabilirsiniz? Bu sorunun cevabı, üretilen ürünün veya servisin ne olduğundan ziyade, bunları nasıl gerçekleştirdiğinizde saklı. Müşteri odaklı üretim yapmadan , müşteri beklentisinin altında fiyat, çeşitlilik, ve kalite sunan şirketlerin ticari anlamda yaşamlarını sürdürebilmelerine imkan yok. Bütün bu sorunların tamamını çözebilmenin yolu, sistemde hızlı ve yerinde değişiklikler yapmaktan geçiyor. NEYAPMALI? Sistemdeki sorunların sebeplerini bulmak ve bunları ortadan kaldırabilmek için, sistem içinde birbirinden bağımsız gibi görünen fakat aslında bir bütün olarak çalışan tüm elemanların arasında nasıl bir ilişki olduğunu, sistemin hangi parametrelere duyarlı olduğunu, belirli değişikliklere nasıl bir tepki verdiğini incelemek ve anlamak gerekir. Sistemini iyi tanıyan, çalışma mantığını tecrübelerine dayanarak bilen mühendisler ve yöneticiler buna bir dereceye kadar cevap verebilirler. Fakat özellikle fiziksel olarak büyük, teknolojik olarak karmaşık, çok fazla sayıda operasyonun, çok çeşitli ürün gruplarının olduğu sistemlerde, bütün sistemi iyi tanıyacak birini bulmak neredeyse imkansızdır. Sistemin parçalarını bilen insanların tecrübelerini birleştirmek, buna dayanarak sistemin tümü üzerinde bir yorum yapmak, değişiklikler gerçekleştirmek veya alternatifler denemek ise bundan daha da zordur. Üstelik böyle bir metodun riski de çok büyüktür. Tecrübeye dayanarak yapılan değişiklik sistem üzerinde beklenilen olumlu etkiyi vermeyebilir. Böyle bir durumda eğer yapılan değişiklik mali bir yatırım gerektirmişse bundan geri dönmek imkansızdır. Sistemdeki sorunların tamamı herhangi bir yatırımı gerektirmeyebilir. Sistemin dizaynından ve çalışma mantığından kaynaklanan sorunlar sisteminizin genel performansını kötü bir biçimde etkileyebilir. Pahalı ve hızlı makineler almak, iş gücünü arttırmak, vardiya sayısını yükseltmek size belki bir parça iyileşme sağlayabilir. Fakat bu yatırımların getirisi, maliyetinden daha az veya eşit ise buna benzer değişiklikler yapmak soruna köklü bir çözüm getirmez. Oysa buna benzer durumlarda, tamamen risksiz, yatırımı yapmadan önce yapacağınız değişikliğin sonucunu size gösterebilecek ve belki de yatırım yapmadan da sorunu çözmenin yollarını bulmanızı sağlayabilecek bir metod daha var; simülasyon. TANIM : SİMÜLASYON NEDİR ? “Simülasyon, teoriksel yada gerçek fiziksel bir sisteme ait neden sonuç ilişkilerinin bir bilgisayar modeline yansıtılmasıyla, değişik koşullar altında gerçek sisteme ait davranışların bilgisayar modelinde izlenmesini sağlayan bir modelleme tekniğidir”. Bir simülasyon modeli, temel olarak “ne-eğer” ( “what-if”) analizlerinin yapılmasını sağlayan bir araç olarak ele alınmalıdır. Kullanıcısına değişik dizayn ve işletim stratejilerinin genel sistem performansı üzerindeki etkisini gösterir. Simülasyon, » Belirli kararların sonuçlarını ve gidişatlarını tahmin etmekte » Gözlemlenen sonuçların sebeplerini belirlemede » Yatırım yapmadan önce problem alanlarını belirlemede » Değişikliklerin etkilerini ortaya çıkarmada » Bütün sistem değişkenlerinin bulunmasını sağlamada » Fikirleri değerlendirmede ve verimsizlikleri belirlemede » Yeni fikir geliştirmeyi ve yeni düşünceyi teşvik etmede » Planlarınızın bütünlüğünü ve fizibilitesini test etmede kullanılır. Simülasyon temel olarak, sis [Ödev İndir]