RADYOKARBON YÖNTEMİYLE TARİHLENDİRME NASIL YAPILIR [7 Sayfa]


RADYOKARBON YÖNTEMİYLE TARİHLENDİRME NASIL YAPILIR? İnsanların en çok ilgi duyduğu şeylerin başında, eski zamanlarda yaşayan ataları tarafından bırakılan eserlerin günümüzden kaç yıl öncesine ait olduğunu bulmak gelir. Eski eserlerin tarihlerini belirlemede kullanılmak üzere bilim adamları tarafından çeşitli bilimsel ölçüm teknikleri geliştirilmiştir. Günümüzde, bu ölçüm teknikleri gelişmelerini sürdürmekte, tarihlemeler eskisine göre çok daha duyarlı bir biçimde yapılabilmektedir. Bu yazıda, yapısında organik madde içeren tarihi buluntuların tarihlemesinde çok yaygın olarak kullanılan ve radyokarbon tarihlemesi denilen yöntemden, yöntemin ayrıntılarına girmeden söz edilecektir. Radyokarbon tarihleme yöntemi 1950 yılında W. F. Libby tarafından bulunmuştur. Bu buluşundan dolayı Libby 1960 yılında Nobel Kimya Ödülü ile ödüllendirilmiştir. Bu yöntemle son 50.000 yıla ait organik madde içeren buluntuları tarihlemek mümkündür. Bilim adamları 1977 yılında hızlandırıcılı kütle spektrometresi (AMS) adı verilen bir düzenek kullannarak radyokarbon yöntemine yeni bir boyut kazandırmışlardır. Günümüzde AMS düzenekleriyle çok az organik madde içeren ve 50.000 yıldan daha eski zamanlara ait tarihi buluntuların tarihlemesi kısa süreli ölçümler ile yapılabilmektedir.Bugün yaklaşık 40 ülkede 100 den fazla radyokarbon tarihleme laboratuvarı ve 20 den fazla AMS düzeneği kullanan laboratuvar vardır. Ülkemizde ilk radyokarbon laboratuvarı 1968 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde kurulmuş, bunu daha sonraki yıllarda Hacettepe Üniversitesi’nde kurulan bir laboratuvar izlemiştir. Bilimsel tarihleme yöntemleri, maddelerde zamanla değişen ve ölçülebilen özelliklerden yaralanır. Kabaca benzetilirse, bu yöntemler bir insanın yaşının, başındaki aklaşan saç sayısıyla ölçülmeine benzer. Bilindiği gibi gözlemlerimiz bir insanın, önce bir iki saç telinden başlayarak, saçların yaşıyla orantılı olarak ağardığının gösterir. Bu gözlemden gidilerek, bir insanın yaşı ağaran saç teli sayısıyle orantılı varsayılabilir. Çevremizde saçları oldukça ağarmış genç insanların ya da saçları oldukça kara kalmış yaşlı insanların olması, yaş belirlemede bu yöntemin bizleri kolayca yanlış sonuçlara götürebileceğini ve bu yönteme çok güzvenmemek gerektiğini gösterir. Tarihleme yöntemlerinden bazıları, maddelerin radyoaktivite olarak bilinen özelliklerinden yararlanır. Bilindiği gibi, çevremizde bulunan tüm varlıklar elementlerden meydana gelmiştir ve yeryüzünde yaklaşık olarak 100 kadar element vardır. Her element kendine özgü bir atom yapısına sahiptir. Elemntlerin atomları proton, nötron ve elektron adı verilen üç temel parçacıktan oluşur. Bir elementin atomunda buluınan proton sayısına atom numarası denir ve Z simgesiyle gösterilir. Aynı atom numarasına sahip iki ayrı element olamaz. Bir elementin tüm atomlarında aynı sayıda proton bulunur. Bir elementin atomunda bulunan protonların ve nötronların toplam sayısına kütle numarası denir ve A simgesi ile gösterilir. Tüm elementlerin atom numaraları aynı, fakat kütle numaraları farklı atomları vardır. Aynı elementin farklı kütle numarasına sahip atomlarına izotop adı verilir. Elementlerin büyük bir kısmının izotopları kararlı bir atom yapısına sahiptir ve atom yapılarını zaman içinde korurlar. Fakat bazı elementlerin izotoplarının bir kısmının atom çekirdekleri karasız olur ve durduğu yerde kendiliğinden bir parçacık fırlatarak ya da elektromanyetik ışıma yaparak değişikliğe uğrar. Elementlerin bu özelliğine radyoaktivite, bir atom çekirdeğinin karasızlığı nedeniyle kendiliğinden değişime uğramasına radyoaktif bozunma denir. Radyoaktif bozunmalarda ili tür parçacık fırlatıldığı gözlenir. Bu parçacıkların birine alfa diğerine beta parçacığı adı verilir. Alfa parçacığı helyum elemnti atomunun çekirdeği ile aynı olup, 2 proton ve 2 nötrondan oluşur. Beta parçacığı ise elektron ile aynıdır. Radyoaktif bozunma ile çekirdekten çıkan eletromanyetik ışımaya gama ışını adı verilir. Belirli bir anda, e [Ödev İndir]