LEPİSTES [5 Sayfa]


LEPİSTES 1866’da rahip J.L.Guppy, Trinidad’tan Londra’daki British Museum’a bazı küçük balıklar gönderilmişti. Bu balıklar göndericisinin anısına Giradinud Guppyi bilimsel adı verildi. Ama 1859’da bir Alman bilim adamının aynı türe Lebistes reticulatus dediği ortaya çıktı ve bilimsel adlandırmada öncelik kuralı uyarınca bu ad geçerli sayıldı. 1900’lerin başında akvaryumların en gözde balıkları arasına giren Lebistes reticulatus, birçok ülkede “guppy” adıyla tanınmış, Türkiye gibi birçok ülkede ise daha çok “lepistes” adıyla günlük kullanıma girmiştir. Lepistes ilginç davranışları, güzel görünüşü, bakım kolaylığı ve ucuz olması nedeniyle akvaryum meraklılarının en çok beslediği balıklardan biridir. Resimlerdeki gibi erkeklerin uzunluğu 3cm, gövdesi ve yüzgeçleri gösterişli renklerle bezeli, kuyruğu genellikle çok gelişmiş ve yelpaze biçimindedir. Resimlerde görüldüğü gibi de dişiler daha iri yapılı ve soluk renklidir. Uzunlukları 5 cm aşabilir. Lepistesler küçük bir akvaryumda üreyebildikleri gibi kendi aralarında ve öbür balıklarla uyumlu bir yaşam sürdürürler. Dişiler yumurtlayarak değil canlı doğurarak ürer kolay yavrulatabileceğiniz bir türdür bir seferde 20-40 yavru doğurabilir. Yavru lepisteslerin renkleri çok soluk olduğundan kamufle şansları yüksektir ve sık bitkili akvaryumlarda hayatta kalma şansları yüksektir. Yavrular doğar doğmaz yüzmeye ve beslenmeye başlar. Su sıcaklığının ortalama 25oC-27oC dolayında tutulması, erişkinlerin bol besinle doyurulması aç bırakılmaması hamilelik süresinde ani ısı yükseltmesi üretimde başarıyı yükselten önemli etkenlerdendir. Damızlık dişilerin konduğu ve ancak yavruların geçebileceği özel bir bölmesi bulunan “yavruluklar”, üretim için kullanılsa bile balıkları tedirgin ettiği, gelişme dengelerini bozduğu için doğal yöntemler kadar iyi sonuç vermemektedir. Doğduklarında bütün yavrular birbirine benzerken yaklaşık altı hafta sonra erkekler ve dişiler arasında belirgin özellikler ortaya çıkar. Örneğin erkeğin anüs yüzgeci sivrilerek uzar ve sonunda dişinin içindeki yumurtaları dölleyen bir üreme organına dönüşür. Erkek lepistesler çok hareketlidir ve sürekli dişinin peşinde dolaşır. Dişiler bu ilgiye karşılık vermedikleri gibi bazen kaçarak bazen saldırarak, erkekleri yanına yaklaştırmak istemez. Dişiler döllendikten yaklaşık dört hafta sonra doğurmaya başlar. İlk doğanlardan birkaçı sonradan en çok gelişen yavrular olur. Dişi dört hafta boyunca aralıklarla doğurmayı sürdürür. Son doğurma evresinde öncekilerden daha çok yavru çıkar. Ama bunlar iyi bir gelişim gösteremezler. Üç yaşını aşan lepistes sayısı çok azdır. Lepistesler böceklerin suya bırakıldığı yumurtaları ve bu yumurtalardan çıkan larvaları yediğinden sivrisinekleri aşırı çoğalmasını engellemek ü yediğinden sivrisinekleri aşırı çoğalmasını engellemek üzere anayurdu Orta Amerika’ dan birçok başka bölgeye götürülmüştür. BALIKLARDA ÜREME Balıklarda yumurtalar genellikle beden dışında döllenir (yani ovipardırlar.) Son derece ince, suyu ve dölleyici sıvıyı geçiren bir zarla kaplı olan yumurtaların büyüklüğü değişkendir. Bazı türler bir milyondan çok yumurta yumurtlarlar. Bütün bu yumurtalar iki zarla sarılmış bir vitellüsten oluşurlar; bazı köpek balıklarında bir eten vardır. Dişi yumurtlama dönemindeyken, yumurtalar çok büyük bir gelişme gösterirler ve aşağı yukarı bütün karın boşluğunu doldururlar. Erkekte balıksütü denen sperma için de aynı şey söz konusudur. Ürüme sırasında dişi ve erkek balıklar, olağanüstü etkinlik gösterirler:Su bitkilerini hareket ettirir, kıyılara yaklaşırlar ve dişi, sığ yerlere yumurtalarını döker. Yumurtalar bırakılır bırakılmaz, erkek balıklar üstlerine spermalarını bırakarak onları döllerler. Sonra erkek ve dişi yumurtaları bırakıp giderler. Ama dikenbalıkları, horozbinalar, yayınbalıkları gibi bazı balıkların, yuva yapma içgüdüsüyle yumurtalarını koruma altına aldıkları bilinmektedir. Bazen yalnızca erkek balığın yuvanın başında beklediği ve yavrularını koruduğu görülür [Ödev İndir]