KENDİME ENGEL OLMAYACAĞIM [6 Sayfa]


KENDİME ENGEL OLMAYACAĞIM SEÇMELER v İlk anahtarın kapıyı açmaması, kapıyı açacak anahtarın ortaya çıkması için zorlanmasından başka bir şey değildir. Kapıyı açacak anahtara bir adım daha yaklaştığınızı neden düşünmüyorsunuz? İlk anahtardaki olumsuz denemeden sonra, kapının önüne yığılıp kalanlar, bir yığın anahtarı fırlatıp attıklarının farkında değildirler. Kapılar var, ama hepimiz de anahtar da var. O anahtarı bulun. v Karşılıksız olarak vermeyi istemeyenler, almak istedikleri her şeyin zamanla pahalandığını göreceklerdir. v Hayat akışına olumlu katkıda bulunurken göstereceğimiz samimiyet ve coşku, hayatın kendimize doğru akışına samimi ve coşkun katkısı olarak geri döner. v Kapınız çalınır; ve birisi bırak gitsin derse, sorunuz. Nereye? Ve ilave edin: “Benin için kapı bir engel mi olsun istiyorsun. Duvarlara kapı açmaya çalışırken kapı bana duvar olsun.” v Descartes’in ünlü; “Düşünüyorum. Öyleyse varım.” sözü tekrar edildiğinde, edebiyatımızın büyük ustası, Arif Nihat Asya, “O yanlış.” demiş: “Düşünülüyorum. Öyleyse varım.” Düşünmeyenler, düşünülmezler. Düşünülmeyenler için “var olmak” çok zordur. v Kendilerini bir amaca adayanlara, rüyaları da hizmetkar olur. Uyanıkken bir meselenin çözümü için var güçleri ile çalışanlar, çözüme rüyalarında kavuşabilirler. Eserlerinin doğum sancıları rüyalarına sıçramamış olanlara rüyalarında yeni eserler gösterilmez. Mızrağın ucundaki dikiş iğnesi sayısı az değildir. Kabus görmek, bazen dikiş iğnesini de görmek demektir. v Dün aldığımız red cevabının yalnız düne ait olduğunu düşünmeliyiz. Aksi halde bir günlük red cevabını bütün haftalara ve yıllara paylaştırırız. v Beğenilmeyen arızalı eserlerini sobaya atarken, kendimizi de sobaya atmayacağız. Arızalı eserlerini başarılı eserlerinin müsveddesi olarak gören yazarlar sonunda başarıya ulaşırlar. v Ateş gibi olmak için; ateşe dayanmak gerekir. Eğer, siz bir Newton’sanız başınıza düşen bir elma aksilik değildir. v Hangi engele takılıp düşerseniz düşün, kalkmanız mümkündür. Kendine takılıp düşenleri, kaldırmak mümkün değildir. v Rotası olmayan geminin yelkenlerini dolduracak rüzgar yoktur. Fırsatlar hazır bulunanlar içindir. Ya da hazır bulunanlar olayları birer fırsat haline getirirler. v Başarının temelinde samimiyetle istemek bulunmaktadır. Fakat çok insan istemekle hayal etmeyi bir birine karıştırmaktadır. Onların o renkli hayallerini dinlerseniz, muhakkak etkilenirsiniz. Amaçlarının büyüklüğü sizi de heyecanlandırır. Dönüp bir de yaşama biçimlerine bakarsanız, şaşırıp kalırsınız. Hala sabahları uyuyakalmaktadırlar. Aşkları bu kadar göstermelik, hatta cıvık insanlara hangi Leyla yüz verir. Öyleyse kendimizi kontrol edelim: İstiyor muyuz, yoksa olmasa da olur mu? Bir şeyi tam olarak istemeden onu elde etmek için gerekli hazırlığı ve fedakarlığı yapamayız. O zaman da sayılarını bilmediğimiz hayalperestler ordusuna katılırız. İstemekten korkmayalım. Büyük bir amaca hizmet etmek için, büyük bir neticeye ulaşmak için katlanacağımız fedakarlıklar, göstereceğimiz çabalar, küçük hayatın küçük insanı olarak yaşarken göğüslememiz gerekecek çilelerden daha yıpratıcı olmayacaktır. Kendinizi mağlup hissediyor ve niçin başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız, bulabileceğiniz ilk ve en tatmin edici cevap: yeterince istememiş olmanızdır. Bu tespite, “Hayır istemiştim.” İtirazında bulunabilirsiniz. O zaman istemenin anlamı üzerinde durmak gerekir. İstemek yalnızca bir duygu değildir. Aynı zamanda bir eylemdir. İstemeyi anlamlı kılan onun eylem tarafıdır. İstemek hem duygu hem eylem yönleriyle bir bütündür. Gereklerini yerine getirmekte yetersiz ve güçsüz kalmışsanız, tam istememişsiniz demektir. Bütünüyle istemeyenler, bütünüyle elde edemeyecektirler. Bütün hayalinizle, bütün ruhunuzla, bütün varlığınızla isteyin; sizin olacaktır. v Her şeyi olup ta ümidi olmayanlar, her şeyini kaybetmeye mahkumdur. İnsan en canlı ümidin bizzat kendisi olduğunu bilmelidir. Ümitsizlik, insanın kendi kendisini inkar etmesidir. Kendimizi inkar etmeye kalkıştığı [Ödev İndir]