HAZRETİ SAAD BİN MUAZ [5 Sayfa]


HAZRETİ SAAD BİN MUAZ Nam ve nesebi - İs1amiyeti - Gazaları ve diğer ahvali - Vefatı - Hilyesi - Evladları - Faalu kemali - Münakıb ve ahlâkı. NAM VE NESEBİ İsmi Saad, künyesi Ebu Amr, lIakabı, Seyyibül Evs, kabilesi Abdüleşheldir. Silsilei nesebi şöyledir: Saad bin Muaz, bin Numan, bin İmrüülkays, bin Zeyd, bin Abdüleşhel, bin Ceşm, bin Haris, bin Hazrec, bin Adr, bin Ma-lİk, bin Evs. Validesi Kebşe binti Rafidir. Eşhel kabilesi Evs kabilelerinin en şereflilerindendir. Evsin umumi siyaseti onda idi. Hazreti Saad bin Muaz eşhelin reisi olduğundan bütün Evsin siyaset tacı onun başında idi. Hazreti Saadın babası cahiliyet devrinde vefat etmiştir. Fakat validesi hayatta idi. Hicretten evvel islamiyeti kabul etmişdi. Validesi kendisinden sonra da yaşamışdır. İSLAMİYETİ Birinci Akabede islamiyeti kabul etmiş ise de, islamiyetin onun kalbinde bütün kuvvet ve şaşaası ile parlaması Hazreti Musab bin Ümeyrin Medinedeki tebşiratından sonradır. Resuli Ekrem, Akabe biy’atinden sonra Hazreti Musabı Medineye göndermiş, Hazreti Mus’ab orada faaliyete başlamışdı. PEYGAMBERİMİZİN ASHABI Saad bin Muaz, Hazreti Musabın bu faaliyetinden müteessir oluyor. Hazreti Musabla mücadele ederek onu Medineden çıkarıp atmak istiyordu. Hazreti Musab, Saad bin Muazın teyzezadesi olan Hazreti Esad bin Zürarenin hanesine indiğinden ve orasını hareket üssü yaptığından Hazreti Saad teyzezadesine karşı haysiyet kıncı bir harekette bulunmak istemiyordu. Böyle bir hareket Arablar arasında meri ve muteber usule muhalifdi. Onun için bir gün kendi derecesinde Abdüleşhel sadatından olan Üseyd bin Hüdayr ile görüşmüş, kendi yapmak istediği iş ona havale etmek istiyerek şu sözleri söylemişdi: - Sen git, şu bizim hanemize gelen adamları gör, ne yapacaksan yap. Esad benim teyzezadem olmasaydı bu işi sana bırakmazdım. Saadrn bu sözleri üzerine Hazreti Üseyd mızrağını alarak gitmiş, Musab ile Esadı görerek onlara: - Siz ne diye bizim içimizdeki bir takım beyinsizlerin aklı ile oynuyor, bizim bilmediğimiz bir takım işleri yapıyorsunuz? Size buradan çekilmeyi İhtar ediyorum. Üseyd, elindeki mızrağı ile tehditkar bir vaziyet almışdı: Fakat Hazreti Musab bu gibi tehditlerden yılacak adam değildi. Sükunetini muhafaza ederek Üseydi oturtmuş, söze başlayarak ona ne yaptığını, islamiyeti nasıl telki nettiğini, islamiyetin neden ibaret olduğunu anlatmışdı. Neticede Hazreti Üseyd oracıkda islamiyeti kabul etmiş, Hazreti Musaba şu sözleri söylemişdi: - Arkamda bir adam var ki size ittiba ederse onun kavmi içinde geride kalan bir kimse bulunmaz, herkes onun tuttuğu yolu tutar .Ben size bu adamı göndereceğim, siz icabına bakınız. ASRI SAADET Hazreti Üseyd, bu sözleri söyleyerek Saad ile kavminin yanına gitmiş, Saad onu görür görmez: - Kasem ederim ki Üseyd buradan gittiği yüzle gelmiyor, demiş, Üseyd ile konuşmaya başlamışdı. - N e yaptın Üseyd? Üseyd cevab verdi: - O adamla konuşdum, onların bir fenalığını görmedim. Yalnız haber aldım ki Harise oğulları Esadın bu hareketinden kuşkulanarak onu öldürmek için kıyam etmişler. Saad, derhal yerinden sıçramış, Esadın bulunduğu yere gitmişdi. Esadın yanına vardığı zaman onun ve Hazreti Musabın son derece huzur ve sükun içinde" oturduklarını görmüş, Üseydin maksadını onlamışdı. Saad, onların karşısına dikilerek şu sözleri söylemişdi: - Esad, aramızda karabet olmasa idi sen bana bu kadar tama etmezdin. Hazreti Musab ceva,h verdi: - Ey Saad, hele bir otur da bizi bir dinle. Sözlerimiz hoşuna giderse ne ala, hoşuna gitmezse bizi bırakır gidersin. Hazreti Musab söze başladı. Ona da islamiyeti anlattı.. Kelamı ilahiden tilavette bulundu. Hazreti Saad bunları dinledikden sonra sordu: - Siz bu dine girmek için ne yapacaksınız? Üseyde verilencevap ona da verildi. Hazreti Saad İslamiyeti kabul ederek temizlenmiş, sonra kavminin toplandığı yere giderek Üseyd bin Hüdayri yanma almış, söze başlamışdı: VEFATI Hazreti Saad, hükmünü verdikden sonra mesciddeki çadırına dönmüş, orada onun yarası yeniden açılarak kanlan akmaya başlamışdı. Fakat, Cenabı Hak Hazreti Saadın duasını kabul etmiş, ona Ahzabın hezimet ve ricatını, sonra ona Kurayzanın akıbetini göstermiş, nihayet onu şahadet mertebesine erdirmişdi. Resûli Ekrem, hadiseden haberdar olunca hemen Hazreti Saadı iyadete koşmuşlar, fakat Hazreti Saad bin Muaz ruhunu teslim etmişdi. Hazreti Ebubekir ile Hazreti Ömer onun irtihalinden son derece müteessir olarak ağlamışlardı. Hazreti Ayişe der ki: “Kendi hücr [Ödev İndir]