GEZİ YAZILARINA GENEL BAKIŞ [4 Sayfa]


GEZİ YAZILARINA GENEL BAKIŞ Gezi yazıları, bir yazarın gezdiği, gördüğü yerlerden edindiği izlenim ve bilgileri ele alan yazı türüdür. Bu yazı türünde gezilip görülerek yaşanan yerlerin doğal, ekonomik, tarihsel ve turistik özellikleri; yaşam biçimleri, inanç, gelenek ve görenekleri anlatılır. Gezi yazıları anlatılan yerleri görme özlemini bir ölçüde karşıladığından çok sevilen edebiyat türlerinden biridir. Tıpkı anı ve günlükte olduğu gibi gerçek hayatı konu aldığından, diğer edebiyat türlerinden farklı bir yere sahiptir. Anı ve günlükte zaman kavramı vurgulanırken, gezi yazılarında gözlem ve yorumlama ön plana çıkar. Gezi yazıları okuyucuya belirli bir edebiyat zevki vermesinin yanı sıra okuyucunun kültürel, düşünsel ve duygusal gelişimine olumlu katkılarda bulunur. Okurda sıradan yaşamın sınırlarını aşma duygusunu ve başka dünyalara gidip değişik yerler görme isteğini uyandırdığı için her dönemde sevilen bir yazı türü olmuştur. Dünya edebiyat tarihinde gezi yazılarının geçmişi çok eskilere dayanır. Gezi türünün ilk örnekleri arasında Batı Hun İmparatoru Attila ya gönderilen (MÖ 448) elçi Priskos un ve Göktürklere elçi olarak gönderilen (MÖ 568) Kilikyalı Zemarkos un yazdıkları sayılır. Hun İmparatoru Attila ya gönderilen elçilik heyetinde görevli bir tarihçi olan Priskos yaptığı geziyle ilgili yazdıklarında Hunların ülkelerini ve yaşayışlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Venedikli gezgin Marco Polo, Altınordu devletine yaptığı gezi sonrası bu türün en ünlü eserlerinden olan İl Milione yi kaleme almıştır. Yazılan ilk gezi yazıları devrin ünlü gezginlerinin Hindistandan Anadoluya; Orta Asyada Uzak Doğuya büyük bir coğrafya üzerinde yaptıkları keşif gezilerini konu edinmektedir. İlkçağdan günümüze yazdığı gezi türündeki yazılarla dünya çapında ün yapmış kişiler arasında Marco Polo, Clavijo, İbn Battuta, Busbecq, Lady Montagu, Chateaubriand, Julia Pardoe ve Moltke gibi isimler sayılabilir. TÜRK EDEBİYATINDA GEZİ YAZILARI Türk edebiyatında yer alan ilk gezi türündeki yazıların temelini, herhangi bir görevle başka ülkelere gönderilen memurların ya da coğrafi keşifler yapmak amacıyla dolaşan gezginlerin yazdıkları teşkil eder. Türkler tarafından yazılan ilk gezi türündeki yazı, Hoca Gıyasüddin Nakkaş tarafından kaleme alınan Acaibül Letaif adlı yapıttır. Orijinali Farsça da yazılmış olan eserde, Timur un oğlu Şahruh un (1337-1447) Çin hakanına gönderdiği heyette yer alan yazarın izlenimleri yer almıştır. Eski Türk edebiyatında bugünkü anlamda gezi türüne girmese de birçok yönüyle ilk örnek sayılabilecek bazı eserler vardır. Piri Reis, Kitab-ı Bahriye adlı eserinde Akdeniz kıyı ve limanlarına ilişkin ayrıntılı bilgiler verir. Osmanlı klasik döneminin bilinen tek gezi eseri Seydi Ali Reis in Mirat-ül Memalik idir. Bu yapıt kaptanı derya olan yazarın, Hint Deniz inde fırtınaya yakalanarak gemilerini kaybetmesinden sonra karadan yaptığı yolculuklar sırasında görüp yaşadıklarını yansıtır. Katip Çelebi tarafından yazılan Cihannüma, bir coğrafya kitabı olmasına karşın, yer yer gezi türüne yaklaşan bölümleriyle bu alanda yazılmış eserler arasında sayılabilir. Türk gezi edebiyatının hiç kuşkusuz en önemli eseri Evliya Çelebi nin (1611-1685) Seyahatname sidir. Evliya Çelebi nin sade bir dille kaleme aldığı yapıt, yazarın 1630 yılından başlayarak elli yılı aşkın süre yaptığı gezilerin ürünüdür. On ciltte toplanan eser, Osmanlı İmparatorluğu nun 17. yüzyıldaki yaşamını, kentleri, yapıları, etnografyayı, halk inançlarını, söylentileri, kültürü, siyasal ve tarihsel olayları zengin ayrıntılarıyla konu edinir. Bu ciltlerde yazarın Üsküdar dan Şam a; Mekke den Hollandaya uzanan geniş bir coğrafyada yaptığı geziler yer almaktadır. Ayrıca, Trabzonlu Mehmet Aşık ın Menazırul-Avalim, Nabi nin Tuhfetetul Harameyn , İzzet Molla nın Mihnet Keşan adlı eserleri Tanzimat tan önceki devrede yazılmış diğer gezi eserlerindendir. Tanzimat tan Cumhuriyet e kadar gelen süre içinde edebiyatçılar yaptıkları gezilerin izlenimlerini kitaplaştırmışlardır [Ödev İndir]