BİTKİ BAKIMI [2 Sayfa]


1. Sulama Tüm süs bitkilerinin sulanması için genel bir sulama programı vermek güçtür. Bitkinin cinsi, boyu, tipi, ışık, sıcaklık, nem, toprak tipi gelişme sezonu ve diğer faktörler sulama zamanını etkiler. Genel olarak çiçek açan bitkiler ya da yeşil bitkiler, çiçek açtıklarında yapraklı bitkilere göre daha fazla suya ihtiyaç duyarlar. Bitkiler hiçbir zaman solacak kadar kuru bırakılmamalı, suda boğulacak kadar da çok sulanmamalıdır. Toprağın nemini toprağa dokunarak tahmin edebiliriz. Eğer toprak, parmakla dokunulduğunda kuru hissediliyorsa toprak hafiflemiştir, kurumanın ileri durumunda toprak, saksının kenarlarından ayrılarak aşağı doğru çekilir. Bitkide bu durumu görmeye başladığımızda sulama zamanının geldiğini anlamalıyız. Bitkiler saksının ya dibinden ya da üzerinden sulanabilir. Üstten sulama yaptığımızda saksının drenaj deliğinden su çıkana kadar sulama yapılmalı, su tabağa çıkmalı ve su ortamdan atılmalıdır. Dipten sulama yöntemi ise tüm toprak kitlesinin nemlenmesini sağlar. Kasımpatı, menekşe ve eyelamenlerde daha çok bu yöntem uygulanır. Saksı, içi su dolu bir kap içine yerleştirilir. (Saksı içindeki toprak tamamıyla su altında kalacak şekilde suya batırılmalı) Su yüzeyinde hava kabarcıklarının çıkışı bitirinceye kadar bitki kap içinde tutulmalıdır. Daha sonra saksı kaldırılıp fazla suyun akması sağlanır. İç veya dış mekânda yaz aylarında sulama bitkinin faaliyette olduğu sabah erken saatlerde veya akşam yapılmalıdır. Saksılı bitkilerin yetiştirilmesinde diğer bir konuda drenajdır. Drenaj; toprak altında bulunan suyun birikmemesi için yapılan önlemlerdir. Saksılı bitkilerde drenajı, saksıya bitkiyi dikmeden önce deliklerin olduğu yerlere çakıl veya köpük parçaları koyarak sağlayabiliriz. Drenaj, bitki kökünün çürümesi için ne denli önemli ise en fazla drenaj da bitkinin kurumasını sağlayacağı için o denli önemlidir. Su eksikliğinde toprak üstü organlarda tepe kuruması ve solması, zamansız yaprak dökümü, yaprak kenarlarının içe doğru kıvrılması gibi durumlarda karşılaşılır. Devamlı nemli ortamda bırakılan bitkilerin yaprakları sararır ve dökülür, çiçeklerin canlılığı kaybolur. Sağlıklı beyaz kökler kahverengiye döner ve toprak oksijeninin azalmasından dolayı kök çürümeleri ortaya çıkar. 2. Işık Tüm çiçekli bitkiler orta derecede ışığa ihtiyaç duyarlar. Sürekli zayıf ışıkta tutulan çiçekli bitkilerin az sayıda, renksiz ve cansız çiçek, boğum araları uzun gövdeler ve açık renk yapraklar verdiği görülür. Belli bir süre sonra da hiç çiçek açmaz. Yapraklı bitkiler ise genel olarak; Düşük ışık şiddetine adaptasyonu iyi olanlar (örneğin; Dr. Compacta, Dr. Marginata, Dr. Fragrans, Agleonema, Chamadorea) Orta ışık şiddetine adaptasyonu iyi olanlar (örneğin; Dr. Lemon Lime, Kentia, Spathyphllum) Yüksek ışıklı ortam isteyen bitkiler (F. benjamin, Area, Nolina, Dr. song of india, Schefflera) Düşük ışıklı bir ortamdan parlak ışıklı bir ortama ani değişiklik zararlı olabilir. Özellikle düşük ışıklı bir ortamda varolan ışığı emebilmek için yapraklar yavaş yavaş ışığa döner. Bu uyum bitkinin başka bir ortama alınmasıyla bozulur, ışık bir süre yeterli kullanılamaz. Daha ışıklı bir ortama hareket de bitkilerde yaprakların beyazlamasına ve yanmasına sebep olur. Bundan dolayı bitkinin ani şoka girmemesi için bulunduğu ortamda 90 derece döndürülmesi gerekir. Fazla ışığa duyarlı olan bitkilerin (Afrika menekşesi, asparagus) direkt güneş ışığına bırakılmasıyla yapraklar açık yeşil renk alır. Aynı zamanda, sulama sırasında yaprakların üzerine gelen su damlacıkları güneş ışınlarının etkisiyle yapraklarda yanmalar meydana getirir. 3. Gübreleme Gelişme döneminde bütün bitkilerin beslenmeye ihtiyaçları vardır. Şubat sonundan Eylül başına kadar olan dönemde gübreleme; her 15 günde bir, bitkinin dinlenmeye girdiği Eylül Şubat sonu döneminde ise ya daha az yapılmalı ya da kesilmelidir. Kışın yapılan sürekli gübrelemede bitki verilen besini kullanamayacağı için besin elementi fazlalığından ortaya çıkan problemler görülecek veya bitkiler verilen azottan dolayı hücre çeperleri incelecek ve hastalıklara açık hale gelecek. Diğer önemli bir nokta ise, yeni dikilmiş veya hasta olan (gerek parazit gerekse kültürel bozukluk) bitkilere de kesinlikle gübreleme yapılmaz. Çiçekli bitkiler için; Fosforlu gübreleme Meyve ağaçları için; Çiçeklenmeden meyve dökümüne kadar 3 defa potasyumlu gübreleme Yapraklı bitkiler için; Azotlu gübreler uygun dozlarda ve zamanda verilmelidir. Besin elementlerinin bitkilere olan yararları; [Ödev İndir]