BATI DÜNYASI VE A.B.D.’DE AİLE YAPISI [9 Sayfa]


Evlilik dışı çocukların doğum oranlarını vererek başlayacağımız konumuzda enteresan sonuçlara dikkatinizi çekmek istiyoruz. Amacımız ülkemizde nüfus planlamayı doğum kontrolü altında hain planlarını rahatça sergileyen düşmanlarımızı tanımamız ve uyanmamızdır. A.B.D.’de doğan her 19 çocuktan 4’ü yani % 20’si İngiltere’de doğan her 18 çocuktan 6’sı yani % 18’i Danimarka’da doğan her 49 çocuktan 49.6’sı yani % 50’si Fransa’da doğan her 16 çocuktan 1.6’sı yani % 14.2’si İsveç’te doğan her 43 çocuktan 5’i yani % 43.6’sı gayri meşrudur. Yıllık doğumlarda ortalama % 20’sinin gayri meşru çocuk olduğu aile yapısının iflas ettiği bu ülkelerin neden doğum kontrol ve nüfus planlaması için bize yardım ettiğini daha iyi anlayacaksınız. Bir hanede yaşayan insan sayılarında da onlar ile bizler arasında fark yeterli cevaptır sanırız. Bir hanede yaşayan insan sayısı A.B.D.’de 2.6, Almanya’da 2.7, Belçika’da 2.7, İngiltere’de 2.6, Portekiz’de 2.9, Norveç ve İsveç’te 2.5, Türkiye’de ise 5’tir. Bir başka acayip konu; A.B.D.’de her 10 erkekten 2-3 tanesi eşcinseldir. Bu oran sayıya vurulduğunda 40 milyon civarında bir eşcinsel varlığı ortaya çıkmaktadır. Daha da korkuncu A.B.D. Başkanını seçecek oyların içinde eşcinsellerin oranı bir hayli fazladır. Dolayısıyla hangi aday unlar taviz verir, istediklerini yaparsa onlarla içli dışlı olur. Onlar lehine kanunlar çıkarmayı vaad ederse seçim sonucunda başarıyı yakalar. 1994 yılında Sabah gazetesinin bir haberinde “Cilinton’un ekibinde eşcinsel yönetici olduğu bildiriliyor.” Bugün Clinton yine başkan, sanırım su sayı 2’ye belki de 3’e katlanmıştır. Bugün A.B.D.’de her 100 çocuktan 25 tanesinin anne ve babasıyla yaşadığı tespit edilmiştir. Her 10 Amerikan gencinden 8 tanesi seksten başka bir şey düşünemez haldedir. Cumhuriyet Gazetesinde çıkan bir haberde Ensest oluşumları, sapıklıkları açıklanıyor. Ensest, denen hukuken yasak olan bütün hukuk sistemleri ve dinlerde evlenmeleri yasak olanların kurduğu ilişkinin adıdır. Yani bu kişiler arasında haram ve günah olan ilişki ve münasebetlerdir. Kim bunlar? Kardeşler, amca-yeğen, dayı-yeğen bu gibi insanların birbirleriyle gireceği, kuracağı cinsel ilişkilerdir. A.B.D.’de her yıl 3 milyon çocuk ve genç bu tür davranışlara ve tacizlerle karşı karşıya kaldığını söyleyerek, Amerikan suç kayıtlarına geçmektedir. Milliyet’de manşet “Avrupa’da aile bitti”, “Almanya’da her üç kişiden biri yalnız yaşıyor. Her üç evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor. 4 çocuktan 1 tanesinin ya annesi ya da babası yanında yok, ayrı yaşıyorlar. Almanya’da nikahsız yaşayanların sayısı bugün 1 milyonun üzerindedir. Ortalama 250 bin çocuk ise bunlarla birlikte yaşamaktadır.” Bir başka toplum sorunu da, batı dünyasında aile yapısının noktalandıktan sonra yeni boşandıktan sonra kadının kadınla erkeğin erkekle yaşamı seçmiş olmasıdır. Bu yaşam içinde yaşayan yüz binlerce çocuk kişilik problemleri arasında boğulmaktadır. Hatta daha kötüsü A.B.D. eşcinsellere çocuk edinme hakkı vermeyi düşünmektedir. Batı toplumları içerisinde en rezil en paspaya yaşantısı olan kadın erkek ilişkilerinde rezillikler sergileyen ülkelerden biri de Fransa’dır. Mehmet Barlas’ın “Paris’e yapmış olduğu devamlı ziyaretlerden birinde yaşamış olduğu anekdat gerçekten hayret vericidir.” Üniversiteli kızlarla yaptığı söyleşilerin birinde, Parisli kızlar genç ve yakışıklı erkeklerle kurdukları samimiyetlerin uzun süreli olamadığını, çünkü onların eşcinsel olduklarını belirtmektedir. General Degoulle ise ünlü Fransız aktrist Brigitte Bardott’u Legion d Honnoeur nişanını verirken neyi amaç edinmiş biliyor musunuz? Bu kadın çevirdiği filmlerle Fransız erkeklerinin kadınlara olan ilgisini artırmıştır. Zülfi Livaneli İsveç’le ilgili anılarında şöyle diyor; “1970’lerde başlayan ve hızla yayılan cinsel özgürlük öyle bir hal almıştı ki, Stockholm sokaklarında gece kulüplerinde ahlaksız gösterileri herkes beraberce izliyordu. Özgür aşk, özgür cinsel ilişki modaydı. [Ödev İndir]