ARKEOLOJİ [5 Sayfa]


ARKEOLOJİ Arkeoloji eski zamanları, bütün abidelerine ve maddi kalıntılarına bakarak inceleyen,tarihe yardımcı olan bir bilim dalı.Yunanca’daki, arkhaios, eski ve logos,bilim kelimelerinden gelir.Arkeolojinin inceleme sahasına her türlü sanat eserleri,şehir kalıntıları,abideler ve çeşitli eşyalar girer.Bu malzemelere dayanarak eski çağların tarihini canlandırmaya çalışır. Arkeolojinin temeli,insan tarafından yapılmış elle tutulan her eseri inceleyerek,her biriyle insanlık tarihini bir safhasını ortaya çıkarmaktadır. Arkeologler bu incelemeleri esnasında filoloji, antropolji jeoloji, etnoğrafya, coğrafya, nümizmatik, sanat tarihi gibi yardımcı ilim dallarından geniş çapta faydalanırlar . Bu bilimle ilgili olarak ‘’kazı-harfiyat’’ ve ‘’yüzey araştırması’’ terimlerine de değinelim.Toprak altındaki her şeyin gün ışığına çıkarılmasına ‘’kazı’’toprak üstündeki eserlerin,bir müdahale yapılmaksızın incelenmesine ‘’yüzey araştırması’’denir. Kazılarda her türlü buluntu, duvar, kapı aralığı, hendek, tuğla, kerpiç, harç ahşap veya gündelik kullanım eşyaları ;iç ve aralık eşyası,taşınır-taşınmaz eşya incelenir.Yazılı belgelerde (kitabe ve diğerleri) bulunabilir . Arkeolojik bir eserin ortaya çıkarılması için başlıca dört safha vardır: 1.KEŞİF:Tarihi belgeler,mahalli adetler, rastgele buluşlar veya gerektiğinde yapılan sondajlarla toprak yüzeyinin metotlu bir şekilde taranmasıdır. 2.KAZI:Eski arkeologlar sadece eşya aramakla yetinirler.Şimdi ise bölgenin tarihi incelemesi yapılmaktadır. Kazı ile üzerinde çalışılan bölgenin yerleşme alanları,mezarları,kuyuları,temel hendekleri ortaya çıkarılır. 3.BULUŞLARIN TEKNİK İNCELENMESİ:Bu safhada ele geçen eşyanın üslup ve estetik incelenmesi yapılarak,yapıldığı yer ortaya çıkarılır.Günümüzdeki en son teknik buluşlardan da (radyoaktivite) faydalanarak,bulunan eşyanın yapılış senesi ve yeri tespit edilmektedir. 4.KALINTILARIN KORUNMASI:Yeryüzüne çıkarılan bir çok eşya ışık,ısı ve iklim şartlarının tesiriyle hemen bozularak dağılmaktadır.Bunun önüne geçmek için,temizleme ve restorasyon atölyelerinde,kimyevi bazı işlemler sonucu bunlar muhafaza altına alınmakta ve böylelikle eski eserler korunabilmektedir . Günümüzde arkeoloji denince Bizans ve daha önceki (Roma,Yunan,Hitit vs.) anlaşılmakla beraber geçmişle ilgili bütün devirleri içine almak gerekir. Anadolu sahasında Türkler 1071 sonrasında göründüklerinden ve Türkçede bu bilimin ortaya çıkışında Osmanlı Devleti yaşadığından Osmanlı eserleri arkeolojiye dahil edilmek istenmez.Oysa bu ülkede hem Selçuklu hem de Osmanlı devri eserleri artık ‘’arkeolojik eser’’ konumuna gelmiştir.Ancak Anadolu’da Türk devri arkeolojisi ‘’Sanat Tarihi’’ bilim dalının içine etilmiştir. Bu arada her devrin veya devletin ‘’erken ‘’,’’orta’’ ve’’ge璒 zamanları vardır.’’Erken Bizans’’ dördüncü ve yedinci yüzyıllar arası iken ‘’Geç Bizans’’ onbirinci ve onbeşinci yüzyılları kapsar.Erken Osmanlı, ondördüncü ve onbeşinci yüzyılları buna karşılık ‘’Geç Osmanlı’’ ondokuzuncu ve yirminci yüzyıllarını içine alır. Arkeolojik çalışmaların başlangıç tarihi bilinmemekle beraber, insanoğlu, çok eski devirlerden beri geçmişini incelemeye başlamıştır. Rönesansta arkeolojik çalışmalar sanat tarihiyle beraber mütâlea edilir şekilde gelişmiştir. Fransız Caylus ve Alman Winckelmann, arkeolojiyi ilgi çekici ilim haline getirmiştir. Winckelmann, aynı zamanda arkeoloji ilminin kurucusudur. Dünya genellikle Eski Yunan, Roma ile daha çok meşkul olduğundan ve onlara dair bilgi pek bol bulunduğundan biz daha çok Türk arkeolojisinden örnekler vereceğiz. Türklerin oturdukları sahalarda onsekizinci yüzyılda başlayan yüzey araştırmaları ondokuzuncu yüzyıl sonlarıyla yirminci yüzyıl başlarından itibaren kazılara dönüşmüştür. Bugünkü Kazakistan, Kırgızistan , Özbekistan , Türkmenistan, Tacikistan , Rusya içindeki mıntıkalar ve ülkeler Çin’in kuzeybatı ve batı diyarları , Moğolistan, Azerbaycan, İran’ın bir çok yeri Türk arkeolojisi için önemlidir . Yukarda da değinildiği gib [Ödev İndir]