ADI VE TICARI FAIZ AıRıMı [5 Sayfa]


Adi ve Ticari Faiz Ayırımı: Adi ve ticari faiz ayrımı, faizin bağlı olduğu para borcunun hangi hukuki ortamda doğduğuna bağlı olarak yapılan bir ayrımdır. Bu ayrımın 3095 sayılı Faiz Kanunu öncesinde olduğu gibi, şu anda da önemli sonuçları vardır. 3095 sayılı Faiz Kanunu adi ve ticari faizde daha önce birbirinden farklı olan oranları gerek adi gerek ticari faiz için %50 olarak eşitlemiş bulunmaktadır. Ayrıca ticari temerrüt faizi için farklı bir oran düzenlenmiş ve ödeme yeri ve zamanında banka iskonto haddi anılan %50 oranından yüksek olduğu takdirde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faizi haddinin uygulanabileceğini düzenlemiştir. Ancak adi ve ticari faiz kavramlarının esasen Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu’ndan gelen farklılıkları bulunmaktadır. Söz konusu farklı yönleri incelemeden önce, kısaca ticari faizin oluşabilmesi için gerekli hususları zikretmekte fayda bulunmaktadır. TK.3’ün: “Bu kanunda tanzim olunan hususlarla bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işler ticari işlerdendir.” diyen hükmü gereği olarak Ticaret Kanunu’nda düzenlenen bütün işler ile maddede sayılan ticari işletmeleri ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işler ticari iş sayılacaktır. Bu hüküm ticari işletmeye bağlanan haksız fiillerin de ticari iş olmanın sonuçlarına tabi olduğunu göstermektedir. Bunun dışında bir tacirin aksini beyan etmediğini veya halin icabından aksinin anlaşılmadığı hallerde, yaptığı işlerin ticari olduğunu düzenleyen TK.21 / 1’de yer alan ticari iş karinesi ve taraflardan yalnız biri için ticari olan sözleşmelerin diğer taraf için de ticari olduğunu düzenleyen TK. 21 / 2 ticari işin oluşumunu düzenleyen diğer hükümleridir. Yukarıda zikredilen bu hükümlerden herhangi birine uygun olan bir iş, ticari iş olarak nitelendirilicek ve bu işten doğan faiz de, ticari faiz olarak adlandırılacaktır. Anılan ticari iş dışında kalan hususlar ise ticari olmayan ya da adi iş olarak adlandırılabilecektir. Bir işin ticari ya da adi olması, o işe bağlı olarak doğacak faiz borcunun da nitelenmesine sebebiyet verecek, böylece adi ve ticari faiz kavramları ortaya çıkacaktır. Adi ve ticari faiz kavramı arasında bulunan farklar, faizin kendi alt ayrımı olan anapara ve temerrüt faizi ayrımı ile daha net olarak açıklanabilir. Bunun yanında bir de bileşik faiz bakımından önemli farklar olduğunu hatırlatmak gereklidir. Ancak bileşik faiz hususu aşağıda ayrıca inceleneceği için burada temas edilmeyecektir. Şimdi adi ve ticari faiz arasındaki farkları anapara ve temerrüt faizi bakımından inceleyelim. A) Anapara Faizi Bakımından Ortaya Çıkan Farklar: Adi ve ticari faizde anapara faizi bakımından ortaya çıkan en açık fark BK 307’de düzenlenen ödünç sözleşmesinde anapara faizine yönelik düzenlemede yer almaktadır. Yukarıda temas edilen hükme göre adi iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde anapara faizinin söz konusu olabilmesi için, tarafların sözleşmede bu hususu karşılaştırmış olmaları gerekir (BK 307/1) . buna karşılık ticari ödünç sözleşmesinde anapara faizi tarafların bu yönde sözleşme yapmış olmalarına bağlı olmaksızın kendiliğinden doğmaktadır. Bir başka deyişle ticari ödüncün anapara faizine tabi olmaması isteniyorsa, sözleşmede bu hususun kararlaştırılması gerekmektedir. Benzer şekilde düzenlenmiş bir diğer fark da TK.22’nin: “Tacir olan veya olmayan kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı avanslar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır.” diyen hükmünün son cümlesinde yer almaktadır. Bu hükme göre tacirin ticari işletmesiyle ilgili bir iş ya da hizmeti karşılıksız yapması beklenmemektedir. Esasen bu düşünce ticari işletme olabilmenin unsurlarından olan kar elde etme gayesine de uygundur. Yine aynı nedene dayalı olarak tacir verdiği a [Ödev İndir]